BEN HİÇ ABLAMIN ŞANSLI KARDEŞİ OLMADIM Kİ


Klasik başlıktır hani Günlük tutanların başlıkta yazdığı “Sevgili Günlük” çocukken çok heveslenirdim Günlük yazmaya yazardım da arada. Ama çok çabuk sıkılırdım yazmaktan.

Artık ben de bir Günlük tutacağım bu gece karar verdim.  Bugün başlamak için çok geç bir saat , gece yarısı eşim ve çocuklarım uyuyorlar ve saat 04.11 olmuş. Gece demek yanlış oldu sabah olmuş.

Bu günlüğümün ilk yazısı ve ben bu ilk yazımda biraz çocukluğumdan, biraz yaşantımdan ve çok sevdiğim kardeşlerimden özellikle canımın içi ablamdan söz etmek istiyorum.

Zaten pek çalışkan bir Öğrenci değildim de. Sen küçüksün ile başlayan cümleleri ev de en çok duyan evin en küçüğüydüm. Abim tembel değildi idare ediyordu ama o ablam yok mu o ablam, çok çalışkandı.

Babamın sevgili Annemin kara kızı ablam. İlkokul da 1. sınıftan 5. sınıfa kadar her zaman sınıflarını Taktirle geçerdi. Tabi şimdi gençler,çocuklar bilmez eskilerde İlk okulda da Taktir ve Teşekkür sistemi olduğunu.

Benim Karnem ilk okul 3. sınıfa kadar hep Orta ile doluydu. Öyle ki sanki Öğretmenler aralarında anlaşmışlar gibi Karnem de ne 4 olurdu ne de 2..

Hatta davranış notlarımın tamamı bile 3 orta olurdu. Eve elimizde Karne ile geldiğimiz de ilk ablamın karnesini alırlar ve daha dostluk1ellerine almadan karnedeki notların hepsinin 5 olduğunu ve ablamın Taktir aldığını bilirlerdi.

Hani ablamı çok sevmesem ona düşman bile olabilirdim o zamanlar o çocuk aklımla. Nerede öyle Annenin Babanın elini tutup okula gitmek. Köy yerinde pek alışıldık şey değildi zaten yaşlarımız da şimdikiler gibi 6 değil 7 -8 yaşların da okula başlardık.

Benim yaşım büyüdükçe hırs yaptım. İnanır mısınız? 4. ve 5. sınıfları 4 iyi ile geçtim hem de tamamı karnenin her iki tarafı da 4 tü :) O zamanlar hayat çok ama çok pahalıydı.

Hiç unutmam okula başlayacağım Annem bana kara bir okul önlüğü diktirdi eteklerinin uzunluğu neredeyse ayak bileklerime kadar geliyor. Kollar desen yarısını kessem yine uzun gelecek gibi duruyor.

Şimdi siz çok Muhafazakar Annem olduğunu düşündünüz değil mi? hayır işte durum düşündüğünüz gibi değil. O zamanlar nerede öyle hazır giysiler alabilmek, zenginler hatta çok zenginler dahi kıyafetlerinin büyük bir kısmını diktirirlerdi.

Her köşede bir Terzi dükkanı bulunurdu. Eğ tabi Kara okul formam da bu sebeple köyün terzisi yaşlı şişman gözlüğünü hep burnunun ucunda taşıyan köyün terzisine diktirildi.

Uzun ve bana çok büyük gelmesinin sebebi fakirlikten ziyade tekrar,tekrar Terziyle uğraşmamak içindi sanırım. Öyle çok fakir bir aile değildik zaten. En azından Annem ve Babam boşanıncaya kadar.

Annem şimdilerde emekli hemşire fakat o zamanlar beyaz Hemşire önlüğünü her gün yıkayan bir Hemşire. Aslında Köye dönüşümüz Annemin çok genç yaşlarda malulen emekli olmasından sonra oldu.

Öncesinde canını sevdiğim güzel Memleketim İzmir’de oturuyorduk yine. Sizin anlayacağınız çocukken evin en haylazı, en asisi, en yaramaz çocuğu hep ben oldum.

Ablam Annemden kaynaklı genetik bir Hastalık olan KİBAS -Kafa içi basınç artışı Sendromu denilen bir Hastalığın pençesindedi.

Bu lanet Hastalık sebebiyle ablam çocukluğunda 3 kere Beyin ameliyatı olmuş  ve gözlerinde gittikçe görme yetisini kaybetmesine sebep olan lanet bir Hastalıktı.

Ablamın ta o zamanlar başlamıştı çift görme ve yoğun baş ağrılarına sebep olan hastalığının etkileri. Ablam o kadar çalışkan bir çocuktu ki Öğretmenleri onu hep en ön sıraya oturtur tahtadaki yazıyı okuyacağı zaman gözleri iyi göremediği için onu tahtaya kaldırıp ta okuturlardı.

Aynı Hastalık Abim de ve Annemde de vardı. Evdeki bu hastalıkla mücadele etmeyen tek çocukları bendim. Ama onlar gibi hasta olmak aynı ilgi ve alakaya sahip olmak için geceleri hep Dua ederdim.

Abim de ablam gibi 3 kez Beyin ameliyatı oldu fakat Ablamın üzerindeki etkisi Psikolojik rahatsızlıklar,baş ağrıları ve görme bozukluğu ile çok daha akut seviyede ilerliyordu.

O zamanlar o çocuk aklımla Allah’a çok Dua etmiş olmalıyım ki ben de Epilepsi (Sara Başlangıcı) denilen hastalık olduğunu teşhis ettiler. Tabi bu teşhis etme aşaması öyle kendiliğinden tesadüfen olmadı.

Bir gün Annem banyoda beni yıkamak için kazandaki suyu hazırlıyor bende iki büklüm taburede oturmuş vızıldıyorum. Yıkanmamak için Anneme yalvarıyorum.

Bir anda ne oldu orasını tam hatırlamıyorum o ara yaşım 5 -6 civarı Bayılmışım. Gözlerimi açtığımda etrafımda pervane olan Babam ve soğuk kanlılığını koruyan saçımı okşayan “Korkma kızım” diyen Annem.

Babam da O zamanlar Ege Üniversitesi Hastanesinde Veznedar olarak çalışıyor fakat Annem Hemşire olduğu için böyle durumlarda nasıl davranacağını iyi biliyor demek.

Bana gelince hani elimde olsa tekrar bayılacağım :) Etrafımda pervane olan Annemle Babam niçin bayıldığımı ne olmuş olabileceğini konuşuyorlar.

Benim umurumda mı ben hayatımdan memnun tekrar nasıl bayıla bilirim? diye hesaplar peşindeyim. Eğ yani ev de tek sağlıklı çocuk olarak bunca Yıl bu kadar üzerime düşülmemiş, elime bir fırsat geçmiş yakın ilgi ve alakanın tadını çıkarıyorum.

Ben bu arada bayıldığım zaman çok kasılmışım ve ağzımdan sarı köpükler filan çıkmış. Tabi Hemşire olan Annem bunun normal olmadığını anlamış olmalı ki ertesi günü Annem ve Babamla birlikte İzmir’e Ege Üniversitesi Hastanesine geldik.

Bir takım testler EEG filmler Emar çektirmeler derken hastalığımın Sara başlangıcı Epilepsi olduğunu teşhis ettiler. Yol boyunca ciddi bir hastalığım çıksın diye Dua eden ben nasıl mutluyum nasıl bir görseniz :)

Çok şanslıyız ki Doktorlarımız o zamanlar dahi koca Hastanenin en iyi Doktorları  Abimle Ablamın Doktoru şimdilerin  Pediatrik Nöroşirürji (Çocuk Beyin-Omurilik-Sinir Cerrahisi) Prof. Dr. Saffet Mutluer..

 Benim Doktorum şimdilerde Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü  Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı Uzmanı Prof. Dr. Ecmel Songür..

Doktorlarımız branşlarında en iyilerinden olması bir tarafa o kadar sevecen,müşfik ve şeker bir Doktorlar ki anlatamam. Çocukken Doktorum benim ilk platonik aşkım olmuştu :).

Her ikisinden de Allah razı olsun bizleri sadece tedavi etmekle kalmayıp büyüdüğümüzde gittiğimiz kontrollerimizde de çok ilgilendiler.

Benim Tedavim ilaç tedavisi yaklaşık 2 yıl kadar hatırladığım kadarıyla adı Epdantoin olan bir ilacı kesintisiz içerek arada kontrol amaçlı çekilen EEG filmleri bir takım testler ve ilk bayılmamın devamında 3-4 defa daha bayılmamla geçti.

Fakat Ablam benim kadar şanslı değildi maalesef toplamda 3 defa ağır Beyin Ameliyatı ve her geçen gün daha da az gören gözleri yetmez gibi bir yetişkin olup evlendiğinde onunda 3 çocuğunun 2 si aynı hastalığın pençesine düştü.

Ablamın da çocukları 2.5 yaşlarına geldiklerinde birer kez Beyin Ameliyatı oldular. Ablamın özellikle  Beyinlerindeki basınçtan dolayı gözleri dışa doğru büyüme yapıyordu.

Çocuklar ablamı hep sokakta bir takım kötü kırıcı benzetmeler yaparak hakaret edip çok üzüyorlardı. Ben hep onları yakalayıp çok kötü dövüyordum. Ablamın gönüllü koruyucusuydum.

Gözlerindeki dışa yönelik büyümeyi minimuma indirebilmek için ve Estetik olarak ta yok etmek için ablam yüzünden de Ameliyat olmak zorunda kaldı.

Yüzüne toplamda ameliyatta 170 dikiş mi ne atılmış ve kalçasının kemiği alınarak alnına konularak gözlerin biraz daha çukurda kalması sağlanmıştı.

Gözlerinin altına platin demirler konulduğu için zaman, zaman ablam çok üzüldüğün de özellikle yüzü çok ağrır.

Tahmin ediyorum ki bu hastalığın pençesinde olanlar ve bu yazımı okuyanlar şu anki durumlarını merak ediyorlardır.

Abimin çocuğu yok onun için bu hastalık onunla beraber devam ediyor ablama göre çok çok daha iyi görüyor günlük ve iş hayatına rahatlıkla devam ediyor.

Canım ablam benden 1,5 yaş kadar büyük şu an 42.5 yaşında gözleri %70 görmüyor ve çok zor bir hayatı var.

Yaşadığı zor hayatı maddi durumu, hastalığından kaynaklı baş ağrıları ve Psikolojik rahatsızlıkları sebebiyle Psikiyatri tedavisi görüp ağır Antidepresan  ilaçları kullanıyor.

Gözlerindeki görme seviyesi hastalığından kaynaklı olarak göz damarları kuruduğu için her geçen gün görmesi daha azalıyor ve bir gün gözlerindeki görme yetisini tamamen kaybedeceğini bilerek yaşıyor.

Maalesef Doktorların yaptıkları o tüm ameliyatlar ancak onun bu kadar iğleşebilmesini sağladı.

Tek başına Otobüsle gidebileceği yerlere gidemiyor ve buna benzer bir çok zor durumların içinde işte.

Ablam benim hayatımda evlatlarımdan sonra en çok sevdiğim İnsan. Bunu Annem de, abim de, eşim de bilirler. Ablam bir abladan ziyade hayatta bana hep bir küçük Anne gibi olmuştur.

Onun bu kadar çok zor bir hayatı olması ve benim ona hayatını kolaylaştırabilecek maddi desteği sağlayamamam beni kahır etse de o Bir tek Kardeşim olsun bana yeter diyecek kadar beni çok sever.

Beni iki gün görmese özler. Evlerimiz birbirine çok yakın 200 metre aramız da ya var ya yok. Sırf o mutlu olsun diye oturduğum muhiti hiç sevmeme rağmen o mutlu olsun ona yakın olup yardımcı olabileyim diye İzmir’de onunla aynı muhitte oturuyorum.

Benimle hep gurur duymuştur. Tembel bir çocuk olduğum zaman da, Yetişkin bir Anne olduğum zaman da. Hep kötü zamanlarımda bana manevi destek olmuş yeri gelmiş kendinden bana vermiştir.

Bu son 1,5 aydır sanki başka bir Dünya’da yaşar gibi yaşıyor. Psikiyatri Doktoru onun kullandığı ilaç ve iğnelerde değişiklik yaptı ve ilaçlara vücudunun alışma dönemi çok uzun sürdü.

Şimdilerde Rab’bime çok şükür bir kaç gündür iyi ama onun öncesinde geçen 1,5 ay boyunca ne konuştuklarını, ne yaptıklarını hatırlamayacak kadar şuuru yerinde değildi.

Çok zaman kendimi neden bende abim ve ablam gibi hasta olmadığım için çok suçlamışım dır. Özellikle durumu çok daha zor olan ablamın yaşadığı kişisel özel hayatındaki mutsuzlukları, hastalığı,şansızlıkları,umutsuzlukları,çaresizlikleri ve yoksulluğu yüzünden kendimi suçladım.

Benim de çok zor bir hayatım oldu ben belki çok sağlıklıydım fakat hayatta verdiğim yanlış kararlarım sebebiyle çok bedeller ödedim çok sıkıntılar yaşadım.

Fakat ben her zaman evin Ayakları yere sağlam basan sağlıklı kızı olurken ablamın talihsiz hayatı sanki ikimizin çekmesi gereken sıkıntıları tek o çekiyormuş ve buna sanki ben sebep oluyormuşum gibi hissettim.

Bir gün nasıl olacak bilmiyorum ama bir gün çok zengin olacağım. Ablamı hayatında ilk defa oturacağı onu hep küçük eski evlerde, karanlık izbe zemin katlarında oturduğu evinden alıp 2. ya da 3. katlarda içi çok ışık alan bir Apartman dairesinde oturtacağım.

Artık ne Elektirik, ne su, ne kira ne de borçların derdini yaşamayacağı ferah bir hayat sağlayacağım. Eğer ablama mutlu olacağı huzurlu ve gün yüzü göreceği bir hayat yaşatamadan ben ya da o bu hayattan göç ederse gözlerim açık öleceğim.

Seni çok seviyorum Ablacığım seninle her daim gurur duydum iyi ki benim ablamsın,canımsın,küçük Annemsin.

Eee sevgili Günlük gördüğün gibi sabah saat 05.56 oldu gözlerimde artık yaş parmaklarımda yazmaktan derman kalmadı. Artık son bir sigara daha içip yatıp uyuyacağım.

Sitemde yapılacak çok iş var ve bugün artık Pazar oldu. Maalesef Pazar olmasına rağmen ancak 4 saat kadar uyuyabileceğim zira benim 3 afacanım da  saat 10 gibi ayakta olurlar.

Evet sevgili günlük sana iyi sabahlar artık veda zamanı.

Tarih: 18.Mayıs 2014 sabah 06.01 Pazar günü

About Admin-Dilek Özatmaca

44 Yaşında İlkokul Mezunu İzmir’li Evli ve 3 harika evlat Annesi Ev hanımı bir bayanım. Sitemi açmaktaki amacım İnternet’ten görüp beğendiğim Hobi,El işi,Yemekler vb şeyleri sizlere de sunmak. Beni daha fazla tanımak isterseniz sayfa altındaki Ben Kimim? menüsüne bakabilirsiniz.
Sitemi Beğendiyseniz Lütfen Facebook ve diğer Sosyal Ağlar da Paylaşır mısınız?

10 Comments on BEN HİÇ ABLAMIN ŞANSLI KARDEŞİ OLMADIM Kİ

  1. Selamun Aleykum, Allah Omur versin ablalarimiza.
    Bende evin en kucuguydum benim Babam 10 yasimda rahmete gitdi, bizde ayni zorluklardan gectik zorluklarimiz benzer olsada cok sukur saglik durumlarimiz iyi oldu, Kiyamam ablalarim canlarim Meleklerim cok zor aslinda baska bir bakisdan zorda degil fakirligin hos yollarindan gectik, ben cok yaramazdim kucukken her ne kadar kotu bi sey yapsamda olsun Ilk ablama soylerim derdim o beni kurtarir, bu durumdan hem guvenim hem umudumdu, benim kucuk annem degil benim annem oldu ablam degil Allah affetsin Allaha bazen isyan etmisligim oldu baska cocuklarin babasi var benim niye babam yok diye ama karsiliginda verdigine bakarsak Ablam bana hem anne hem baba hem abi oldu, iyiki var Allah korusun, babamin yeni rahmete gitdigi zamanlarda memleketden bakuye gelmisdik komsumuzda benden iki yas buyuk Sevinc adinda bi kiz vardi ona asiktim, ve o zamanlarda fakirlikten kisina kiyafet almaya paramiz yoktu ve teyzemin oglunun uzun bi montu vardi bana cok buyuk kaliyordu ve kendimin olmadigi biliniyordu, onu giyinmisdim komsumuzdaki o kiz beni hep gelip cagiriyordu okula giderken, ama o montu giyindigim gunden sonra gelip cagirmamisdi, onu ablama anlatmisdim, ablam calisip hep kurslara falan gonderirdi beni bende hep zayif notlar alirdim, ama cok kizmazdi bana kizamazdi, korkardim eve gelince olsun ablam kurtarir beni derdim. bende hep ona yuk oldugumu onu hep guvenini kirmamdan beni gormek istediginden kotu durumlara duserek yuzunu kara cevirmemden pismanligimi kendisine bildirip yanlislarimi tekrar tekrar yaparak ozur dilememden ama soz bi gun kurtaracagim hepimizi bu fakirlikten dememden aldigim tek cevabim sen ol yeter bana oluyordu, diyordum ki abla seni cok utandirdim basini hep one egdirdim, cok ozur dilerim affet, ama bak bir gun qurur duyacaqin bir olacagim oysa bana ben hep seninle qurur duydum bunun icin zengin olmana, memur olmana, veya kabadayi olmana gerek yok ki, sen hep benim qurur kaynagim oldun, benim annem ablam degil sadece, bu gun yasamami yasaya bilmemi hayatda umudumun guvenimin olmasini, kaybetdigim ve sonra yeniden geri kazandigim iyi duygularimin hepsini ablama borcluyum, melek ablam benim cennetden geldi benim ablam bazen cocuk gibi bunuda dusunmuslugum hayal etmisligimde olmus ablam icin ve cennetin tum meleklerine degismem ablamin tek telini iyiki var Allah korusun, hayatda insanin guvene bilecegi seve bilecegi deger verdigi birinin olmasi cok guzel bi sey, oda benim icin sadece ablam. insAllah bende bi gun zengin olup onu rahat etdirecegim benim icin hep kendini feta etmisliginin zerre karsiligini odiyemesem, bile en azindan ablami maddi manavi durumdan memnun etmek benim icin cennete deger bi sey, cunku cocuklugumuzdan bu yana hep zorluklar cektik ve isyan etmiyorum bunlarinda guzel yani var ama ablam evli ve iki cocugu var ben sefil olayim bi pantolonum bi gomlegim olsun maddi durumum sifir olsun hayatim berbad olsun ablamin yoluna feda olsun bu beni dunyanin en mutlu insani eder, ablam kardesim is guc sahibi zenginligimi kalbimden uzerimden gorundugunu rahatlikla fark ederek, beni cevresine utanmadan tanita bilmesi, benim icin cennetden ote, onceyi dusunurum, hayalimin fazlasi seyleri hayal ede bilirim, ve cenneti simdiden hayal ede bilmesemde tahmin ede bilirim Allah sevaplarimi ablama yazssin ve onu iki dunyadada mutlu goreyim, cehennem atesi cehennem iztirabi cennetden fazla gelir bana yeterki ablam mutlu olsun benimle qurur duysun bilmiyorum o nasil olacak ama insAllah bi gun olacak. Mutlu son olacaqina inaniyorum cunku benim Abalam bir melek. hem umut hem guven melegim benim. Onunla qurur duyuyorum, her sorumun cevabi onda hep bu boyle ve boyle olucak o kadarda ileri dusunceli iyi kalpli ve dedigimden fazla. internetde baska bir sey ariyordum soguk kanlilikla ilgili kitap ariyordum ve paylasiminiz cikti karsima gercektende cok iyiydi beni cok duygulandirdi, tanidik duygular geldi, daha okuyup bitirmeden yarisinda Ablama mesaj atdim. sizede cok tesekkur ederim guzel paylasiminiz icin, ve insAllah umutlariniz gerceklesmesi dileyiyle Selamliyorum sizi Allahtan dileklerinizin gerceklesmesini arzu ediyorum, Allah sizinde Ablanizi korusun uzun omur versin. Selamun Aleykum.

    • Aleykum Selam sizin de dediğiniz gibi Allah Ablalarımıza güzel ve sağlıklı ömürler versin inşAllah. Sevgili Orxan yazdıklarında benim hissettiğim duyguları o kadar güzel dile getirmişsin ki gözlerim doldu. Ben bu yazımı 2 sene önce yazmıştım. O zamandan bu zamana ablamın gözlerinde ki rahatsızlıkta bir gelişme olmadı ancak Psikolojik olarak bu aralar en iyi günlerini yaşıyor ve bu beni çok mutlu ediyor.Daha Bgün ablamla birlikte benim evimde kahve içip sohbet etti çok güzel ve keyifli bir gün dü. Biz ne zaman bir araya gelsek hayallerimizden bahsederiz. Onun hayallerinde beni mutlu etmek benim de hayallerimde hep onu da mutlu etmek geçer. Elbetteki her şey para değil ancak maalesef ki para yaşamlarımızda çok önemli bir yer alıyor.Dilerim Allah sizin ve Ablanızın tüm dileklerini gerçekleştirir ve sizlere birlikte sağlıklı,huzurlu ve mutlu birer hayat nasip eder.
      Sevgilerim ile Sağlıcakla kalın , çok teşekkürler iyi dilekleriniz ve candan ettiğiniz Dualar için

      • Amin insAllah, siz guzel anlamissiniz, sadece piskolojisi degil gozleriylede her haliylede iyiye gitmesini Allahdan diliyorum sizin icin Ablaniz icin. Allah hep mutlu etsin insAllah. siz ablaniza yakinsiniz ama bizim aramizda mesafeler var Ablam Ankarada ben Bakudeyim, sadece mesajla konusa biliyoruz. Hayal etmek guzel bi sey, gercekte istediginizi hayalde gercek ede biliyorsunuz. Evet raziyim her sey para degil ama para olmadanda renklendiremiyorsunuz dunyayi hele simdiki devirde, parasizlik sikintisi insanlarin bir birine ayiracagi zamani birbirlerine verdigi degeri unutdurup, zamanini zorluklara harcatiyor. Cok tesekkur ederim guzel ve hos dilekleriniz icin, buyurun ve dilediklerinizin karsiligini fazlasini Allahtan diliyorum tum insan ogluna, bastada bizler olmakla. Tum ictenligimle sevgilerim ve sayqilarimla, Allaha emanetsiniz temiz kalapli guzel insan.

  2. Evet Dilek, büyük dostluklar kolay kolay bitmez. her ne kadar kırgınlıklar anlaşmazlıklar yaşansa da dostluk baki kalır. Özellikle benzer acı ve sıkıntılar yaşayanların dostlukları bir ömür sürer. Pek görüşemesekte her zaman uzaklarda bir dostun olduğunu unutma. Sıkıntılı zamanlrında eskisi gibi paylaşmaktan çekinme. Sıkıntılar ancak paylaştıkça azalıyor bunu bende iyi bilirim. Bazen iyi bir dert ortağı ve dostun manevi olarak uzanan eli dünyadaki her şeyden daha değerli olabiliyor. dualarımla her zaman yanında olacağım inş.

  3. Bu kadar büyük sıkıntılarla baş etmek her insanın harcı değildir. Ablan ve sen Allah’ın sevdiği kullaarıymışsınız ki sizi zor imtihanlardan geçirmiş. En güzel yanı ise sizin birbirineze bağlı olup her zorlukta birbirinize manevi destek verebilmiş olmanızdır. Her derdin her sıkıntının elbet bir gün sonu gelecektir. Ablan için çok üzüldüm, annen ve abin hastalığına rağmen kendi başlarına ayakta kalabilecek durumdaymışlar çok şükür. Ama ablanın durumu daha çok zor.Rabbim ablana mübarek üç aylar hürmetine şifalar versin. İnş bu hastalığı atlatırda güzel günler görür. Her dua ettiğimde ablan içinde dua edeceğim. İnş seninde rabbim dileklerini gerçekleştirir de ablan için düşündüğün güzel bir ev ve rahat yaşam imkanını ablana sağlayabilirsin. Madden zengin olmasan bile manen gönül zenginliğinle ablana verdiğin destek inş zenginlik kapılarını açar sana. hem kendi ailene hem de ablana rahat yaşam saylayabileceğin büyük bir zenginlik nasip etsin rabbim. günlüğünle iç dünyanı ziyaretçilerine açmışsın, bu yazıyı okuyan yüreği temiz ziyaretçilerinin de dualarıyla inş bu zor günler biter, mutlu ve huzurlu bir yaşam nasip eder rabbim size.

    • Sevgili Nejla dostluğumuz hep baki. Bilirim hep beni düşündüğünü ve sevdiğini.Yaşananları ve acılara tanık olmuş seninle paylaşarak azaltığım sıkıtılarımı sen iyi biliyorsun. Kalbin her zaman iyi niyet ve sevgi ile dolu. Çok sağol arkadaşım.Benimde dualarım senin ve ailen için.

Buraya Yorum Yazabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak-Siteniz yoksa Boş bırakın.


*